Sadece Sen Ol Yanıbaşımda

Sıcak bir yaz günü usulca yolda yürüyordum. Birden sen çıktın karşıma aklımı başımdan alırcasına. Ellerim titredi yüzüm senin yüzüne hasretle bakıyorken. Gözlerim gözlerinde hapsoldu bir anda, kendini unuttu. Yıllar geldi yıllar geçti sensiz yürek hayallere düştü ve sen karşımda öylece bana bakarken ben ise sessiz soluksuz kaldım. Kalbim yanıyor ateşinle sevdiğim görmezsin içimi bilemezsin ki neler hissettiğimi. Bir sonbahar yağmuruna hasret yazın sıcağında kavrulmuş bir kuş gibi yüreğim. Sadece sus bak bana anlat bana içinden geçenleri gözlerinle. Sessizliğe ihtiyacım var yanındayken bir sen konuş senin sesin yankılansın kulağımda. Bir sen anlat senin hayallerin varsın olsun hayatımda. Sadece sen ol şu canımda! Ve bir beni dinle beni sev sonsuzluk boyunca. Benim için atsın o kalbin, bana fısılda en güzel sözleri ve bir bana değsin tenin binbir tenin arasında. Sahibin olmaya değil kölen olmaya gelirim yanına, yeter ki sen emret. Bir kez değil bin kere ölürüm yoluna!..
Gözlerin ilk buluştuğu yer de
Bir seni hatırlarım
Bana bakışını şaşkınlık ve kızgınlık içindeki seni
Her şeyin o an da başlayacağını sandığın halini
Ve bir beni hatırlarım
Korku ve endişeyle sana bakışımı
Şimdi her şey yoluna mı girecek
Yoksa aşk filminin son sahnesi mi çekilecek
Der gibi düşündüğüm ürkek halimi...
Her zaman mutlu son yazılır
Bizimkisi ne olacaktı peki?
Mutlu son veya...
Bir beni bilirim senin için her şeyi yapabilen
Ve bir seni bilirim aşk için her şeyi yapabilen
Yalnız ağac

dun gördum,
parkta, yalnız bir ağac
yaklaştım kimseler yoktu yanında,
dokundum,okşadım
dalları kırırmış, yaprakları sararmış
bak işte öluyorsun ağac.
yalnızlıklar icinde...
cevrendeki otlar bile seni terk ediyor,
oysa nice aşklar yaşandı gölgende,
nice kalpler cizilmiş vucuduna,
kac aşkın ağacı oldun,
kac kişi sevişti gölgende
şimdi ne kadarda kırgınsın kimbilir...
olsada ağzın dilin söylesen bana
sitem etsen,
söylesen icinden gecenleri,
boş boş artık ne anlatsanda,
bak yok kimse cevrende
öluyorsun ağac...
yalnızlıklar icinde...!
Öyle Bir Sevda ki Ama Karşılıksız!
Bakmasaydın bir an olsun tek yüzüme
Gönlünde bir umut benim için açsaydın
Ne olurdu sanki sende halimi anlasaydın
Acılardan azat edip bir kez ferahlatsaydın
Sen uzaklarda dalarken esaret mi gördün
Hürriyeti sevda için mi bir kenara çekildin
Sen şimdi halimi ömür boyu mahkûm ettin
Bir kez olsun seviyorum demedin, çekildin
Çok sabretmiştim sen beni neye benzettin
Ben sevda için hazmettim dişlerimi erittim
Her geçen gün kendimden de geçtim gittim
Senin için ne acılar çektim sen hiç bilmedin
Sana bir intizar edemem dilim varmaz buna
Senin aşkın için her yanım acımasız budana
Kalmasaydı kimseye, masum aşkım bir kula
Acı içinde kıvranmaya hali bensiz anlamaya
Ya Rab her şeye kadir olan hâkimi mutlaksın
Ne olur kimselerde benim gibi bizar olmasın
Sevdalarının kollarında solusun aşkla koksun
Aşk yolunda bir divane olduğumu unutmasın
SENİ ÖZLEMEK

Seni özlemenin
Ne demek olduğunu sor bana,
Yetmiş iki dilde anlatabilirim
Kitabını yazabilirim sayfalarca.
Yalnızlığın rezilliğini
Kokuşmuşluğunu
Ve çıplaklığını da.
Ama hiç kimse
Kavuşmanın güzelliğini
Sormasın bana / anlatamam.
Ben sana hiç kavuşmadım ki!
Bilmiyorum
Dudakların nasıldır.
Sıcak mı ateş topu kadar,
Yoksa soğuk mu
Buza kesmiş bir bardak su gibi?
Kıvrımlarına,
Kırmızı karanfiller mi tutunmuş,
Küle gizlenmiş kor mu var?
Tenime değdiğinde dudakların
Cemre mi düşer bedenime,
Mızrap değen bir saz teli gibi
Titrer mi yüreğim bilmiyorum.
Ben hiç dudaklarına dokunmadım ki!
Bir kadını sardığında kolların,
Ürkek ceylânlar
Nasıl kurtulur tuzağından?
Dolu yemiş yaprak gibi
Nasıl titrer bir yürek?
Ellerin nasıl okşar bir bedeni,
Goncalar
Nasıl güle döner sıcaklığınla / bilmiyorum.
Hiç sana sarılıp yatmadım ki!
Kısacası:
Tatmadım kavuşmayı / anlatamam.
Ama,
Seni özlemenin kitabını yazabilirim.
Anlatabilirim daldaki kuşa / topraktaki solucana.
Yokluğunda yıllardır
Özlemine dayanmayı öğrendim
Yokluğuna katlanmayı
Aşağılık avunmayı öğrendim nasılsa
Ustası oldum beklemenin
Tükenmek pahasına.
Ama hiç kimse / kavuşmayı,
İki derenin birbirine karışıp
Sarmaş dolaş aktığı yatağın yorgunluğunu
Sormasın bana ,anlatamam.
Çünkü seninle ben,
Ayrı kaynaktan doğmuş
Sularında hasretleri taşıyan
Başka denizlere koşan iki ırmağız.
Birbirimize uzak topraklarda tüketirken yılları
Aynamızda ayrı gökleri yansıtırız.
İşte onun için
İki dere nasıl karışır birbirine
Nasıl sığar iki nehir bir yatağa /bilmiyorum.
Seninle
Hiç aynı yatakta coşmadım ki!
Sen bana /yalnızca
Ve sadece
Kahpe sensizliği sor
Rezil beklemeyi , özlemeyi sor.
Tanrı şahidimdir
Kurda kuşa
Dağa taşa bile anlatabilirim.
Demem o ki uzaktaki yakınım:
Vuslatlara yabancıyım,
Ama,
Seni özlemenin kitabını yazabilirim...
{ Önceki Sayfa } { Sayfa 1 - 1 } { Sonraki
Sayfa }